T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI III. MİLLÎ KÜLTÜR ŞÛRASI
  • Neredeyim :

Hasan SALTIK

Müzik-hasan saltık.jpgTunceli/Hozatlılı "Saltık" ailesinin beş çocuğundan biri olarak, 1964 yılında Tunceli/Merkez'de doğdu.
 
Ağıtlarla, deyişlerle büyüdüğü Tunceli'de, İlkokul'un ardından Ortaokul eğitimine başladıysa da, devlet memuru olan babasının İstanbul’a tayini nedeniyle, Ortaokul'u İstanbul'da tamamladı. 

Sanatkâr ruhlu ailesinin ondaki müzik yeteneğini keşfetmesi ve desteği ile girdiği eski adı İstanbul Devlet Konservatuarı olan bugünkü Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuvarı sınavlarında başarılı olarak "obua" eğitimi almaya hak kazandıysa da; enstrümanını tanımaya çalıştığı ilk senenin sonunda, ailesinin ekonomik zorlukları nedeniyle Konservatuvar eğitimini yarım bırakarak Suadiye Lisesi'ne devam etti.

Daha Lise öğrencisi iken, bir yandan da reklam ajanslarında iş tecrübesi kazanmaya başlayan Hasan Saltık; o yıllarda, okulunu tamamladığında, miçoluk yaparak bir gemide Amerika Birleşik Devletleri'ne gitmeyi hayâl ediyordu. 18 yaşında miçoluk belgesi alıp, bir yük gemisi ile denizlere açıldıysa da; 3 yıl boyunca Venedik, Girit, Cezayir, Nice, Cenova ve Fas'a demir atan geminin dümenini okyanusa kırmaması nedeniyle Fas’tan Türkiye'ye dönüş yapıp askerlik hizmetini tamamlamaya karar verdi. Askerlik dönüşünde de, bu kez amcasının oğlu müzisyen Rahmi Saltuk’un plâk şirketinde çalışmaya başladı. 

Rahmi Saltuk sayesinde, dönemin müzik piyasasının kalbi sayılan Unkapanı’ndaki Manifaturacılar Çarşısı'na adımını atan Hasan Saltık; 1991 yılında, bu kez Tunceli’nin eski isminden yola çıkarak kurduğu "Kalan Müzik" şirketi ile ticâret hayatına atıldı. 

"Grup Yorum" ile başlayıp, pek çok müzisyeni ve müzik grubunu "Kalan Müzik" etiketi ile müzikseverlerle buluşturdu. Bilhassa da keşfettiği amatör gençlere imkanlar sağladı.
Popüler sanatçıların yanı sıra; 78 devirli plâklara olan ilgisi nedeniyle, "Arşiv Serisi" adı altında eski plâk kayıtlarını yayınlamaya başladı. 

Neyzen Niyazi Sayın'ın, 1950'li yılların başında bir radyo programında yaptığı benzetmenin ardından halk arasında "taş plâk" olarak anılmaya başlanan 78 devirli plâklar; 1990'lı yıllarda, yayın şirketleri tarafından ticarî bulunmadığından yayınlanmaz; ancak nostaljik anılar söz konusu olduğunda eskimiş teknoloji ürünü "hışırtılı plâklar" olarak hatırlanırdı.. 

Oysa dünyanın her köşesinde 1920'li yıllardan 1960'lı yıllara kadar yayınlanmış yüz binlerce plâk; geniş kitlelerin belleğinde kalıcı izler bırakmış ve kuşakları büyük ölçüde etkilemiş bir yayıncılık fenomeni ve kaynağı idi. Dahası bu plaklar; toplumların yakın müzik tarihlerinin en önemli ses kaynağı belgesi ve hafızası idiler. 

İşte bu bilinçle Kalan Müzik; 78 devirli plâklardan, daha temiz ses elde etme yöntemi kullanarak, yeniden basılabilir hale getiren Türkiye'nin ilk müzik şirketi oldu. Ve bu maksatla; Osmanlı dönemlerinden kalan müzik örnekleri yanında Cumhuriyet'in erken dönemlerinde bilinen; ancak, zamanla unutulan sanatçıların seslendirdiği eserleri bir dizi projelerle ardı ardına dinleyicilere sunmaya başladı. 

Tango kayıtlarının günümüz müzikseverlerine sunulduğu "Seyyan Hanım’ın Tangoları", 78 devirli arşiv serinin ilk albümü oldu. Seyyan Hanım'ı, "Tanburi Cemil Bey", "Şükrü Tunar", "Udi Hrant", "Yorgo Bacanos", "Gazeller", "Gazelhanlar", "Hafızlar", "İstanbul’un Hanımları", "İstanbul 1925", "Yurttan Sesler" vb. gibi Klasik Türk Müziği’nin ve Türk Müzik tarihi kronolojisinin diğer hazineleri takip etti. 

Hasan Saltık, "Kalan Müzik" etiketi altında, bir süre sonra yeni bir yaklaşımla ve "Kalan" ismindeki anlam bütünlüğünden yola çıkarak bu kez etnomüzikolojik çalışmalar için de önem arz eden, unutulmaya yüz tutmuş arşivlik kayıtlarını elinde bulunduran koleksiyonerlerden ve eski müzisyen ailelerinden derlediği eserleri yayınlamaya başladı. 

Arşiv serisinin bu yeni yaklaşımının bir sonucu olarak; Pomak göçmenlerinden Tahtacı Türkmenlerine, Sadettin Kaynak’tan, Münir Nurettin Selçuk’a, Hacı Taşan’dan, Hisarlı Ahmet'te,  Hafız Yaşar'dan Muharrem Ertaş'a; Neşet Ertaş'tan Neyzen Tevfik'e, Malatyalı Fahri'den Âşık Veysel'e uzanan geniş bir arşiv malzemesini müzik severlerin beğenisine sundu. 

Ulusal ve uluslararası arşivlerde; bilhassa da şahısların ellerinde saklanmış ya da unutulmuş; yörelerin Pomak, Zaza, Süryani, Yezidi, Yahudi, Rum, Ermeni, Pontus ve Çingenelerin kendi dillerinde Kürtçe, Süryanice, Lazca, Pomakça, Pontusça, Rumca, Ermenice, İbranice müzik örneklerini içeren albümler yayınladı. Bizzat yörelerde yaşayan halk sanatçıların kendi arkaik dil ve lehçelerde okuduğu müzik eserlerinin derlenmesi için araştırmacılara destek verdi, yapılmalarına ön-ayak oldu;

Bunların yanında onlarca arşivin tozlu raflarında kaybolmuş sayısız Osmanlı Marşı, Barok Müzik eserleri; Eski aşıklar/Ozanlar ve Enstrümantal müzikler; ayrıca Gazeller, Kantolar, Tangolar, Uzun Havalar, Türküler, Âşık tarzı deyişler, Tekke tarzı ilâhiler, Semahlar, Duvaz deh imamlar ve Mersiyeler gün ışığına çıktı. 

"Kalan Classics" serisi ile, yayın portföyünde Klasik Batı Müziği alanına da yönelen Hasan Saltık; keman virtüözü Cihat Aşkın ve Hakan Şensoy, Arpçı Şirin Pancaroğlu, piyanist Hande Dalkılıç, bas Mustafa İktu’nun yorumlarını ve Yalçın Tura’nın bestelerini de ardı ardına yayınladı. Avrupa Müziği içinde yer alan Osmanlı Müziği etkisindeki eserlerle Osmanlı Sarayındaki Avrupa Müziğini temsil eden  eserleri yayınlarıyla ortaya çıkarttı.

Hasan Saltık'ın; çeyrek yüzyılda başardığı: Anadolu müziğini eksende tutan büyük kültür coğrafyasının, kadim çağlardan bu yana var ettiği tarihi müzik kültürü mirasını, büyük bir "kayıt ve yayın havuzunda" toplamaya dönük arşiv ideali de böylece büyük ölçüde gerçekleşmiş oldu. 

Diğer taraftan Kalan Müzik, profesyonel ve akademik kadroları ve danışmanları ile büyük bir proje kuruluşu haline geldi. Kurduğu stüdyolarla deneysel müzikler yapmaya başladı ve sanatçılara bu alanda imkanlar sağladı. 

Diğer taraftan müzik yayıncılığının müzik anlayışını değiştirdi; bu alanda sektöre foto-biyografik belgeler de kazandırarak akademik kültür hizmetine yöneldi. Bu çerçevede de zengin prodüksiyonlarını kitaplı, belgeli, akademik sunumlu eklerle müzik kültürü hizmetine çevirdi.

Hasan Saltık'ın, bir müzik arkeologu gibi çalışarak  ülkemizin zengin kültür potansiyelini ortaya çıkarmaya dönük hayata geçirdiği 700'ü aşkın proje; ulusal Türk kültür mirasının, uluslararası festivaller yoluyla dünyaya açılmasına, dünyanın en prestijli arşiv ve kütüphanelerinde dinleyicilerle ve akademisyenlerle buluşmasına imkan sağladı. Yayınları; "Anadolu müziğinin dünyaya açılan yüzü" oldu. 

"Kalan Müzik" markası altında yayınladığı albümler; dünyanın her köşesindeki müzik marketlerin vitrinlerinde  CD, DVD, Belgesel Film, Sinema Film Müzikleri ve TV Dizileri olarak yer aldı ve insanlığın ruh dünyasında kalıcı izler bırakmaya başladı. Dahası reklam kullanılmadan yapılan bu çalışmalar; sadece Anadolu ve Osmanlı coğrafyasının değil, aynı zamanda dünya müziğinin de zenginliği olduğunu ispat etti.

"Kalan Müzik" markası ile Hasan Saltık'ın; başta, Anadolu eksenli müzik kültürü varlığı olmak üzere, kıtalararası geniş kültür varlığına yaptığı katkılar ve kültürlerarası birleştirici çalışmaları; dünyanın prestijli kurum ve kuruluşlarının da ilgisini çekti. karşılık gördü ve pek çok kez de ödüllendirildi.

Bu bağlamda, 2003 yılında Hollanda Kraliyet Ailesi Prince Claus Nişanı'na layık görüldü. Ertesi yıl Time dergisi tarafından ‘Türkiye’nin müzik antropologu" olarak tanımlanarak, “Avrupa Kahramanları”ndan biri olarak seçildi.

Bunların yanısıra "Bild", "Der Spiegel", "Die Zeit", "Frankfurter Allgemeine", "Guardian", "Le Monde",  "Liberation", "New York Times", "Stern", "Süddeutsche Zeitung", "Time" gibi dünyanın önde gelen gazete ve dergilerinde Hasan Saltık ile yapılan söyleşiler ve tanıtım yazıları; radyo ve televizyonlarda röportajları yayınlandı. Bu röportaj ve yazılarda, "Hasan Saltık" ve "Kalan Müzik" için: 

 "Türkiye müziğinin zenginliğini ondan öğrendik (BBC)”; 
 "Türkiye’den yeni bir Ahmet Ertegün doğuyor (Time)"; 
 "Doğu’nun kültür ışığı (Le Monde)"; 
 "Hasan Saltık olmasaydı Anadolu sessiz kalırdı (Liberation)"; 
 "Saltık, Anadolu’da fısıltıya dönüşmüş sesleri toplayıp bunlardan armonik gök gürültüleri çıkardı (New York Times)" 
gibi manşetler ve tanımlamalar kullanıldı. 

Ülkemizdeki onlarca gazete ve dergide yayınlanan ve sayıları yüzleri bulan röportaj, tanıtım yazıları ve radyo- televizyon programlarında ise: 
 "Aktvist", 
 "Anadolu Müziklerinin Efendisi", 
 "Anadolu Ses Misyoneri", 
 "Anadolu'nun Ses ve Müzik Misyoneri"; 
 "Anadolu'nun Unutulmaya Yüz Tutan Müziklerinin Sonsuz Koruyucusu",
 "Antropolog", 
 "Avrupa'nın Kahramanı", 
 "Fenomen", 
 "Munzurlu Ses Avcısı: Hasan Saltık", 
 "Müzik Kaşifi", 
 "Müzikte de, Dizi Müziğinde de, Etnik Müzikte de, Arşiv Konusunda da Türkiye ’de Bir Numara", 
 "Popüler Kültüre Bulaşmadan Popülerleşen Kalan Müzik", 
 "Türk Müziği'nin Misyoneri", 
 "Türkiye'nin Müzik Zenginliğini Tanıtan İnsan" 
gibi sıfat, slogan ve manşetler kullanıldı.

"Kalan Müzik", eski kültür değerlerinin yanı sıra Ahmet Aslan, Barbaros Erköse, Birol Topaloğlu, Cafe Aman İstanbul, Cengiz Özkan, Deli Selim, Erkan Oğur, Fuat Saka, Grup Yorum, İsmail Altunsaray, İsmail Hakkı Demircioğlu, Kardeş Türküler, Leman Sam, Mikail Aslan, Niyazi Koyuncu, Selçuk Balcı, Suren Asaduryan, Şevval Sam, Şexo, Volkan Arslan vb. gibi sanatçılarla ve pop, rock, jazz müzik grupları ile devam eden ticaret hayatında onlarca sanatçı ve grubun eserlerini müzikseverlerle buluşturmaya ve hemen her yöreden ve coğrafyadan yeni sanatçıları keşfetmeye; yeni ve prestijli projeler üretmeye devam ediyor. 

MÜYAP Yönetim Kurulu üyesi olan Hasan Saltık, bu sıralar televizyon kanallarında en çok izlenen pek çok dizinin müzik danışmanlığını yürütmekte (5 Aralık 2016).